İpekyolu Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi
   
 
 
KURUMSAL EĞİTİMLERİMİZ HİZMETLERİMİZ KADROMUZ ZİYARETÇİ DEFTERİ SORU CEVAP İ.K İLETİŞİM
DİL VE KEKEMELİK Facebook`ta paylaş

DİL VE KONUŞMA BOZUKLUĞU OLAN ÇOCUKLAR


1. Konuşma ve dil bozukluklarını nasıl tanımlar mısınız?
Çocukların dil gelişimlerinde beklenen aşamalarda gecikmeler olması, konuşmanın, dik-kati konuşana çekecek kadar normalden çok farklılık göstermesi ve iletişimin bozulduğu ve koptuğu du-rumlar, konuşma ve dil bozuklukları olarak tanımlanır.

 

 
n-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto">2. Konuşma ve dil bozukluklarının nedenleri nelerdir?
1-Organik bozukluklar:
A-konuşma organlarının yapı bozuklukları:
Yarık dudak
Yarık damak,
Ağız bölgesindeki diğer yapı bozuklukları
Dişlerin yapı bozukluğu

B-Merkezi sinir sistemi bozukluğu:
Öğrenme güçlüğü,
Söz yitimi(afazi)

C-Motor bozukluklar
Serebral palsy
Spina bifida

D-Duyusal yetersizlik:
İşitme kaybı
Görme kaybı

E-Bilişsel bozukluk:
Çeşitli nedenlere bağlı zeka geriliği,
Down sendromu

2-Fonksiyonel bozukluklar:
A-Çevresel nedenler:
Konuşmayan aile,
İki dil konuşulan aile

B-Ciddi duygusal-sosyal bozukluklar
Duygusal rahatsızlığı olan anne-baba-çocuk
Otizm

SINIFLANDIRILMASI : Konuşma bozuklukları, dil bozuklukları ve diğer durumlarla ilgili dil ve konuşma güçlükleri olarak sınıflayabiliriz.

3. Konuşma bozukluklarının çeşitleri nelerdir?
1-SÖYLEYİŞ (ARTİKÜLASYON BOZUKLUKLARI):
TANIM:Konuşma seslerini çıkarma işlemine söyleyiş(artikülasyon )denir.4 çeşidi vardır:
1-Atlamalar:sözcüklerin yalnız bir kısmı söylenir .araba yerine "arba''
2-Yerine koyma:sözcüğün başında ortasında veya başındaki sesin yerine başka bir ses kullanılır."Arı'' yerine "ayı''
3-Eklemeler:sözcüklerdeki fazla sesleri içerir."aşağı'' yerine "aşşağı''
4-Çarpıtmalar:ses,konuşma dilinde olmayan yeni bir ses olarak çıkarılır. "araba''yerine"aba''

2-SES BOZUKLUKLARI : 2 çeşidi vardır:

1-Ses perdesi:bir kimsenin sesi perde bakımından yaşına ve cinsiyetine göre, beklenenden daha alçak yada yüksek olmasıdır.
2-Ses yüksekliği:Sesin çok yumuşak ,zayıf yada yüksek olmasıdır.
Ses kalitesi:sesin genissellik ve boğukluk özellikleri taşıması.

3-KONUŞMA AKIŞINDAKİ BOZUKLUKLAR:
1-Acele-Karmaşık konuşma:Konuşmaları hızlı ,düzensiz,acele,karmaşık olur,Çoğu zaman kekemelikle karıştırılır,söylemek istediklerini anlatamazlar.kekeleyenlerin aksine bozuklulklarının farkında değildirler,konuşabilirler ve nadiren kekelerler.
2-Kekemelik:Anormal tekrarlarda duraksamalardan veya söyleyiş için gerekli seslerin hecelerin veya hareketlerin uzatılmasından oluşur.Bunlarla birlikte konuşma çabasını gösteren mimik ve jestleri konuşmanın engellenmesini konuşmadan kaçınmayı ve kaygıyı içerir.

4. Dil bozuklukları çeşitleri nelerdir?
1-GECİKMİŞ DİL:Çocukların beklenen zamanda dil gelişimlerini geliştiremezlerse ve anlatmada güçlükleri varsa,bu durum gecikmiş dil olarak tanımlanır.


2-SÖZ YİTİMİ (APHIASİA):Dilleri gelişmiş olan çocuklar beyin sarsıntısı geçirirlerse;düşüncelerini düzenleme,anlama ve anlatma yeteneklerini yitirebilirler. Her tür sembol kullanmada(Okuma,yazma, hecelemeye konuşmada) sorunları olabilir.

3-BELİRLİ DİL YETERSİZLİKLERİ: Beyin sarsıntısı geçirmemiş fakat dil gelişimleri bilişsel ve sosyal gelişimlerinin gerisindedir. Dili etkin olarak kullanamazlar. Böyle çocukların problemleri konjenital söz yitimleri veya gelişimsel söz yitimi olarak adlandırılır. Buda beyin fonksiyonlarının eksikliğinden ileri gelmektedir.

5. Diğer durumlara bağlı konuşma ve dil bozuklukları nelerdir?
1-beyin felciyle ilgili.
2-işitme engeliyle ilgili,
3-Yarık damak veya yarık dudak,
4-zeka geriliği ve duygusal problemlere bağlı olanlar.

6. Eklemleme (Artikülasyon ) bozukluğu nedir?
Çocuk ana dilinin bağımsız veya bileşik sesleri doğru ve anlaşılır şekilde çıkaramıyorsa ve çıkardığı sesler aynı yaş grubundaki çocukların çıkarması gereken seslerden farklılık gösteriyorsa o çocukta artikulasyon var demektir. Eğer artikulasyon bozukluğu çocuğun konuşmasını anlaşılmaz hale sokuyorsa ve etrafın dikkatini konuşma yoğun olarak çekiyorsa , bozukluk oldukça yoğun demektir (Özsoy ,1982) .

Türleri: Dört değişik türde görülür.
1-Atlamalar: Sözcük içindeki sessin düşürüldüğü veya atlandığı yani sözcüklerin bir sadece kısmının söylendiği bozukluktur. Örneğin gördüm yerine "gödüm", saat yerine "sat" hayvan yerine -ayvan, rehberlik yerine -reberlik,araba yerine -arba denilmesi

2
- Sessin değiştirilmesi (Yerine Koyma) : Sözcüğün başında, ortasında veya sonundaki bir sesin yerine başka bir ses kullanılmasıdır. Küçük çocuklarda çok sık görülen bir bozukluktur. Çocuk sözcük içinde zor çıkardığı sessin yerine kolay çıkarabildiği bir sessi kullanarak konuşur. Bu değiştirmede çocuklar belli bir kurala bağlanmazlar. Sıkça değiştirilen sesler "r,s,ş,k, t, ı"dır.Örneğin "sarı" yerine "sayı", "kara" yerine "kaya" , "arı", yerine "ayı", " köprü" yerine "körpü", kitap-kipat, davul-dayul denilmesi gibi

3- Sessin bozulması (Çarpıtmalar): Bazen atlama ve değiştirme yoktur. Sözcük içindeki ses öğlesine çıkarılır ki bu ses dilimizde yoktur. Tanımak güç olur. Böyle durumlarda sessin bozulması denir. Pek sık rastlanmaz. Sesler tam doğru olmamakla birlikte gerçeğine yakındır. Ses, konuşma dilinde olmayan yeni bir ses olarak çıkarılır.
Örnek : karagöz -kaxgöz ,ekmek -emme


4- Olmayan bir sessin eklenmesi (Eklemeler) : Sözcük içinde olmayan bir sessi o sözcük içine katarak söylemektir. Bazı çocuklar birbiri ardına iki ünsüz sessin arasına, bir ünlü ekleyerek söylerler. Bazıları belli bir kurala uymaksızın ekleme yapar. Yani sözcüklerdeki fazla seslerdir. Örneğinin "tren" yerine "tiren" "avlu" yerine "havlu" , saat yerine sahat, Aşağı-aşşağı, atmış-altmış, pencere -penicere denilmesi gibi.

7.
Eklemleme bozukluğunun nedenleri nelerdir?
Nedenleri çok değişik nedene bağlı olarak ortaya çıkabilir. Yapısal ve görevsel nedenler olarak sınıflayabiliriz.
Eklemleme (artikülasyon) mekanizmasını oluşturan organlardaki yapısal bozukluklar eklemleme bozukluğuna yol açabilmektedir. Çenenin yapısında ve işleyişinde bozukluk olması; dişlerin bulunmayışı veya diş düzeninin bozuk olması; dudakların yapısının çok gergin, yarık ve çok ince olması; damağın aşırı yüksek yada basık tavanlı olması; dilin aşırı büyük veya dil kaslarının normal işleyişten yoksun olması gibi durumlar eklemlemeye (arikülasyona) sebep olabilmektedir. Ayrıca işitme kaybı ve zihinsel engellilik de eklemleme bozukluğuna neden olabilmektedir. Bu nedenler fiziksel nedenler olarak sınıflanabilmektedir.
Ayrıca evde konuşulan dil, çevredeki konuşma örnekleri, konuşma öğretiminde yanlış yöntem izlemesi ve duygusal bozukluklara bağlı olarak eklemleme bozukluğu ortaya çıkabilir. Bunlar da görevsel nedenler olarak sınıflanabilir.
Konuşma özürlü çocukların çoğunluğunda artikulasyon bozukluğu görülmektedir. Artikülasyon bozuklukları bir veya iki sesi içerebildiği gibi belirli ses gruplarını da içerebilir. Artikulasyon bozukluğunun derecesi arttıkça, kişinin konuşmalarının anlaşılabilir olma oranı azalmakta çevre ile iletişim kurmakta büyük ölçüde zorlandıkları için saldırganlık kendine güvensizlik, içe dönüklük, kendine yetmeme gibi kişilik problemleri ortaya çıkmaktadır. Bu durum çocuğun grup aktivitelerinde yer alışını, çevreye uyumunu , okul başarısını ve giderek kişiliğini olumsuz yönde etkilemektedir (Belgin ,1989).
Artikülasyon bozukluğu olan çocuklara uygun eğitim programının seçilebilmesi için ilk önce çocuğun konuşmaları değerlendirilerek, artikülasyon bozukluğunun derecesi ortaya çıkarılabilir. Konuşmanın değerlendirilmesi , hata yapılan sesin belirlenmesi, hatanın kelime başı ortada ve sonunda oluşuna göre yerinin bulunması ve hatanın cinsinin (konuşma sesleri yokluğu ,seslerin yer değiştirmesi, sesin bozuk çıkarılması ve değişik seslerin eklenmesi )saptanması ile yapılmaktadır (Aktaş,1982)
Artikülasyon bozuklukları sesin kelime içindeki yeriyle de ilgilidir. Okul öncesi dönemde bulunan çocuklar genellikle baştaki sesleri doğru çıkarırlar. Daha sonra ortadaki ve sondaki sesleri düzgün çıkarırlar. Sesin düşürülmesi ve değiştirilmesi en az baştaki seslerde görülür (Sucuoğlu,1979) Örneğin ;
r harfinde artikülasyon bozukluğu olduğu düşünülürse ,başta- ®afet ,Ortada -po®takal ,sonda -gide® okul öncesi dönemdeki çocuklar başta bulunan ® harflerini genellikle çıkarır ortada ve sondakileri daha sonraki süreçlerde kazanırlar.
Çocuğun probleminin giderilmesi için doğru bir tanılama gerektirir. Tanılama ile birlikte nedenlerin ortaya çıkarılması da önemlidir. Eğer çocukta artikülasyon bozukluğunun nedeni yapısal bir bozukluksa bozuklukların çoğu tıbbı tedavi ile düzeltilebilir, neden işitme engeline bağlı ise uygun tedavi ve işitme aracı kullanılır, zeka düzeyi düşük çocuklarda zeka seviyesine göre terapinin düzenlenmesi ve çocuğun mevcut kapasitesinden en iyi şekilde yararlanılması gerekir, aile atmosferi ve duygusal uyumsuzluk gibi engeller için psikiyatrik çalışmalar yapılmalıdır.
Kısaca çocuğun artikülasyon bozukluğuna neden olabilecek; yapısal ,görevsel ve psikolojik nedenler ortadan kaldırılarak terapiye başlanmalıdır.
Artikülasyon bozukluğu terapisinde ilk aşama; çene, dudak, dil kasları gereği gibi işlemiyorsa bu kasları çalıştırmaktır bunun için ;

*Üfleme çalışması :Kibrit ,mum, söndürme ,kağıt üfleme pervane döndürme
*
Sakız çiğneme çalışması
*
Yalama çalışması: Dudaklara reçel,bal gibi tatlılar sürülerek yalama çalışmaları ile dil ,dudak ağız kaslarının gelişmesinin sağlanması
*
Islık çalma çalışması
*
Dil yuvarlama çalışması
*
Dişleri birbirine vurma çalışması
*
Dudakların enlemesine, uzunlamasına açılıp kapanma çalışması
Yapılan bu çalışmalar artikülatör ( Çene ,dudak,dil,ağız ) kasların çalışmasına geliştirilmesinde yardımcı olacaktır.
İkinci çalışma ise; çocuğun probleminin farkına vardırmak ve terapiye istekli hale getirmektir. Çocuğun bozuk çıkardığı sesler çocuk ve eğitimcisi tarafından beraberce listelenir böylece çocuk hangi sesleri çıkaramadığını bilir ve bu seslerle çalışma yapacağının farkına varır.

8. Artikülasyon bozukluğu yaşayan çocuğu olan aileye ne gibi öneriler sunabilirsiniz?
*Aile önce çocukta yapısal bir bozukluk olup olmadığına bir tıbbi kuruluştan yararlanarak öğrenebilir. Bu gibi yapısal bozukluğu olan çocukların önce tedavi ettirilmesi gerekir. Eğer çocuğun artikülasyon bozukluğunun nedeni aile ortamı, duygusal sorunlar var ise çocuğun psikolojik yardım alması yararlı olur .
*
Aile çocukta artikülasyon bozukluğu olduğunu düşünürse; aile önce Rehberlik ve Araştırma Merkezlerinden yararlanarak artikülasyon testi yaptırmalı ve artikülasyon çeşidi ,hatalı seslerin adedi ve hatalı sesin başta sonda ya da ortada mı olduğu hakkında bilgi almalıdır.
*
Yapısal bozukluk ve duygusal çatışmaya dayalı olmayan artikülasyon bozuklukları ailenin yapacağı yardım ve özveri ile düzeltilebilir. Anne baba bu çalışma esnasında sevecen ve sabırlı olmalı hatalı seslerin birden düzeleceği sanılmamalıdır, bu nedenle aceleci olunmamalıdır.
*
İlk çalışma olarak aile çocuğun ağız, dudak, dil v.b artikülatör organlarındaki kasları çalıştırma çalışması yaptırmalıdır. Bunun için çocuk sakız çiğneyebilir, dudak kaslarını çalıştırmak için üfleme çalışması, dudaklara bal sürerek dudak yalama çalışılması, a-o gibi ağız yuvarlama hareketleri diş takırdatma hareketleri gibi, bu hareketler daha da genişletilebilir.
*
Aile çocuğun hatalı çıkardığı sesleri tespit ederek içinde bu seslerin bulunduğu kelimelerden oluşan ilgili bir liste hazırlamalıdır. Bu listeyi çocukla beraber hazırlayarak çocuğun listedeki kelimelerden haberdar olması sağlanır .Bu listeyi bazen yanlış bazen doğru telaffuz ederek okumalı ve her yanlış okunan telaffuzu bir işaretle belli etmesi istenir, daha sonra bütün kelime doğru telaffuz edilerek okunur ve çocuğun dikkati doğru sese çekilir. Çocukla beraber hatalı çıkarılan seslerden oluşan kelimelerden oluşan bir hikaye hazırlanır, önce çocuk okur sonra aile doğrusunu okur, çocuk tekrar okuyarak kendi yanlışların işaretler. Burada amaç çocuğun doğru sese dikkatini çekmek ve doğru telaffuz etmesini sağlamaktır.
*
Çocuk ve aile ayna karşısına geçerler, önce aile çocukla beraber hazırlanan kelime listesinin doğrusunu okur, sonra çocuktan okumasını ister, çocuk ebeveyninin ağız hareketlerine (ağzının hatalı sesi çıkarırken aldığı şekle dikkat ederek) bakarak doğrusunu çıkarmaya çalışır, hem doğrusunu hem yanlışını telaffuz eder, çocuk hem doğru sesin hem yanlış sesin farkını görür.
*
Çocuk okula gidiyorsa Türkçe, Matematik, Fen, Sosyal Bilgiler v.b gibi ilgili derslerden okuma çalışması yaptırılır. Aile , çocuğun yanlış çıkardığı seslere ilgisi çekilmeli, çocuktan yanlış okuduğu seslerin altını çizmesi istenmelidir. Bu ödevleri birde anne baba çocuğun yaptığı yanlışlar gibi okumalı ve her yanlışta çocuğun parmağıyla masaya vurması istenmelidir, sonra doğru telaffuz etme çalışmasına geçilmelidir.
*
Aile, çocukla beraber oluşturdukları kelime listesinden ilgili resimleri beraberce toplayarak bir dosya oluşturulur. Aile bu resimlerle doğru sesi çıkarma çalışması yaptırabilir. Bu çalışmalar yapılırken çocuk doğru çıkardığı sesler için ödüllendirilmelidir. Çalışmanın son aşamalarında ödül azaltılarak uygun bir biçimde kesilmelidir. Aile çalışma örneklerini artırmalıdır.
*
Aile çocuğa evdeki rutin işlerde de görev vermeli, bu işleri yaparken çocuğun hatalı çıkardığı sese dikkati çekilmelidir.
*
Alıştırmaya önce ses ile başlanır, çocuk sesi doğru telaffuz ettikten sonra basit hecelere geçilir, en son kelimeye geçilir. Cümle önce kısa basit sonra atasözleri bilmeceler, tekerlemelere geçilebilir. Alıştırmalar çocuğun anlayabileceği gibi tane tane ve normal ses düzeyinde olmalıdır

Bu çalışmalar yapılırken çocuğu sıkmamak, onun hoşuna gidecek ortamlar yaratmak ve çocuğu ödüllendirmek çok önemlidir. Bu mesafe iyi ayarlanmazsa çocuk çalışmadan sıkılıp hiç konuşmama yolunu da seçebilir. Aile çocuğa sabırla yaklaşmalı, çalışmalarda aceleci olmamalı ve hemen sonuç bekleme gayretine girmemelidir. Çocuktan aynı şeyi defalarca tekrarlamasını istemek çocuğu sıkar, konuşmaya ilgisini azaltır ve çocuk sorulan sorulara cevap vermez. Başarıya ulaşmak için her sözü tam değeri ile seslendirmeye ve acele etmemeye özen gösterilmelidir. Çocuk doğru sesi kelime içinde de çıkarmaya başladığında hemen alıştırmalar sona erdirilmemeli ve çocuk takip edilmelidir.

9. Artikülasyon bozukluğu öğrencisi olan sınıf ve branş öğretmenine sunacağınız öneriler nelerdir?
Bugün için yurdumuzda konuşma özrünün düzeltilmesinde çalışabilecek yeterli sayıda eleman yoktur. Ama artikülasyon bozukluğu olan çocuk vardır. Bunlardan okul çağında olanlar çoğunlukla sınıflara bu özürleri ile devam etmektedir. Sınıflarında artikülasyon bozukluğu olan çocuklar tamamen sınıf öğretmeninin anlayış, yeterlilik ve çabasına kalmaktadır. Acaba bu sınıf öğretmeni artikülasyon bozukluklarını düzeltme çalışması yapsın demek midir? Bazı belirli vakalar için evet. Fakat bu hiçbir zaman sınıf öğretmeni konuşma uzmanının yerini tutar demek değildir. Sınıf öğretmeni terapistin yerini tutacak fonksiyona sahip olmadığı gibi terapiyi sürdürmek için yeterli zamana da sahip değildir.
Öğretmen çocuğa karşı sevecen, sabırlı, ve özverili olmalıdır. Çocuğun hatalı çıkardığı sesi hemen doğru olarak kazanamayacağı için aceleci davranmamalıdır.
Öğretmen önce çocuğun artikülasyonunun çeşidini ve çıkardığı hatalı sesleri bilmesi gerekmektedir. Bu nedenle çalışmanın ilk aşaması hatalı sesin, doğru olarak çıkarılması ile başlanmalı ve doğru çıkarmaya başladığı sesi kelime içinde kullanarak doğrusunu öğretmelidir.
Öğretmen Türkçe dersinde artikülasyonu olan çocuklara daha fazla söz vermelidir. Parçanın okunuşunda her çıkardığı hatalı sese çocuğun dikkatini çekmeli ve öğretmen tarafından doğru telaffuz edilerek çocuğun tekrarlaması istenmelidir. Aynı uygulama anlatım çalışmaları, matematik dersinde problemin okunması gibi durumlarda da tekrarlanmalıdır.

*Öğretmen artikülasyon bozukluğu olan çocuklarda hatalı çıkardığı seslerden oluşan isteklerde bulunur. Örneğin ® harfinde artikülasyon bozukluğu olan bir çocuğa "Git ®asim Beyden tebeşir iste yoksa Tü®kan hanımdan iste gibi "çocuğun bu kelimeyi tekrar etmesi ve isteği yerine getirmesi istenir.
*
Çocuklara öğretmen ara sıra şarkı, masal , öykü, kasetleri dinlettirilerek çocuğun çıkardığı hatalı sesin doğrusunu öğrenmesi , anlaması ve dikkatinin çekilmesi sağlanır.
*
Sınıfta mani , tekerleme , şarkı söylenerek çocuğun hatalı çıkardığı sesler tekrar ettirilmelidir.
*
Öğretmen bir parça okurken bilinçli hatalar yaparak çocuğun bunları kaydetmesini ve doğrularını kendisinin telaffuz etmesini sağlar.
*
Öğretmen bir parçayı okur çocuk çıkarmakta güçlük çektiği sesi işaretler.
*
Sınıfta başka artikülasyonu olan çocuklar birbirlerini dinleyip yanlışları not ederler, kendi aralarında doğru sesi telaffuz etmeye çalışırlar.
*
Çocuğa sınıf içi rutin işlerde görevler verilerek çocuğun günlük konuşmalarına dikkat ederek yanlış çıkardığı sesler üzerine yoğunlaşmalıdır.

Kısaca çocuğun çıkardığı sese dikkatinin çekilmesi, bu sesi doğru çıkarır hale getirmesi ve sesi kelime içinde doğru kullanır hale gelmesi artikülasyon bozukluğunun giderilmesindeki temel aşamalardır. Öğretmenler bu etkinlikleri sınıf içi ve sınıf dışı etkinliklerle kendi ortamına uydurarak geliştirebilir. Ayrıca öğretmen çocuğun çıkardığı her doğru ses ve kelime içinde doğru çıkardığı ses için sözel ödülle ödüllendirilmelidir. Öğretmenler (artikülasyon çalışmaları yaptırmadan önce) sınıfta artikülasyon hakkında öğrencilerine bilgi vermeli eğitimle geçebilecek bir bozukluk olduğunu ve arkadaşlarını duygusal yönden desteklemeleri gerektiğini anlatmalıdır.
Artikülasyon bozukluğu eğitiminde öğrenciye destek olmak amacıyla sürece katılan öğretmenlerin ilk anda çok fazla çaba harcayarak bıkkınlığa uğramalarıdır yada başarı dilek ve seviyelerini yüksek tutmaları ve dolayısıyla istenen hızda ilerleme sağlayamamalarıdır
. Bütün bunlar öğretmeni etkilediği kadar öğrenciyi de etkiler, çünkü bu gibi durumlarda öğrenci daha fazla sıkıştırılır, bazı hallerde bu çocukta yılgınlık panik ve başka problemlerin doğmasına yol açabilir (Özsoy ,1982 ).
Anne baba ve eğitimcilerin artikülasyan bozukluğu ile ilgili bilgileri edindikten sonra artikülasyon bozukluğunun kriterlerini de göz önüne alarak çocuklarında artikülasyon bozukluğu olabileceğini düşünüyorlarsa vakit kaybetmeden bulundukları yerde Rehberlik ve Araştırma Merkezlerine baş vurarak artikülasyon testi yaptırmalı ve hastanelerin K.B.B bölümleri dil ve konuşma bozuklukları ünitelerinden yardım almaları, konuşma uzmanları ile işbirliğinde olmaları gerekmektedir. Aile ve eğitimciler unutmamalıdırlar ki; artikülasyon bozukluğu uygun bir konuşma eğitimiyle düzelebilecek bir bozukluktur.


 

©2014 İpekyolu Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi
Bu site AYDın DEDEOĞLU tarafından programlanmıştır.